HAMİLEYİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAMİLEYİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GEL GİTLER...

2 Nisan 2008 Çarşamba

Cevizini yemeyi unutmamam lazım.
Haftada iki kez balık.
Akşam süt içmeyi unutursam geri kalkıyorum.
Su içmeyi unutmamak için elimde şişeyle geziyorum.
Üzülmek yasak.

Bol bol klasik müzik dinliyoruz ve Pink Martini ve Toscaaa ve Haggard ve Metallica ve hepsinden biraz...en çok Massive Attack çünkü ben bir trip hop hayranıyım ...Ve Edvin Marton dan seçmeler...
Halk Müziği ve Sanat Musikisi
Herbirini duymuş ol diye tabii ki kendi en sevdiklerimizden seçiyoruz sana...

İki porsiyon ıspanak haftada.
Sabahları yumurta unutulmasın.
Şeker yasak, çay yok, portakal sıkmalıyım. Altı haftada bir şeker yükleme testine giriyorum.Kepekli ekmek yemeliyim.
Çatlak olmasın diye kremim var.
Sürekli dinmeyen bel ağrım, ilk üç ay çektiğim mide bulantıları,
Hala eve misafir gelirse yemek yapıp ağırlamak zorunda olduğuma da inanamayan bir ben var bende...

Velhasılı zor iştir kadın olmak
Yüküm ağır böyle hissediyorum bugün
Kadın olmak olanca zorluğuyla yanıbaşımda

Ve bunların günlüğümde ne işi var :D :P
Üstüne bir de Doğum korkum.
Ama müzikler güzel... :)
dinleyelim bir tane
http://www.youtube.com/watch?v=UWZtD7IUNr4

Bu ikisini bir arada görmek beni her zaman mutlu ediyor: Edvin&Evgeny

İSİM

24 Mart 2008 Pazartesi

35+6
Doktorumuz 29 Nisan diyorr
Ama biz 23 Nisan da doğmanı bekliyoruz. Çoook beklersiniz der gibi bakmayın öyle...
Normal doğum için gün belirleme lüksümüz yok ama hayal etme lüksümüz her daim baki sonuçta :)

Belimde, hep aynı yerde, deli bir ağrı var, bebişime içerde yeterince yer kalmadı sanırım.

Bir de, isim konusu var.
Kendimden biliyorum o yüzden de titizleniyorum.Üniversiteye gidene dek ismimi hiç sevmezdim nedense. Annemle babamla daha çok küçük yaşlarda başlayan isim değiştirme pazarlığımız vardı.
Üniversiteye başlayınca ısındım ismime, hikayesi uzun ...
Neyse...

Umarım bebişim sen ismini seversin. Bir de büyüyünce seninle isim pazarlığını kaldırabileceğmi sanmıyorum hiç.
İsim "boncuk" derler o kadar da önemli olmasa gerek, seninle anlamını bulacak, ismi güzelleştiren de kişinin kendisi oluyor sonuçta.
Bu da her isim olur dedirten teselim şimdilik :D

EMPATİ

19 Mart 2008 Çarşamba

Dünya artistik patinaj şampiyonası bayanlar kısa programında sporcumuz Tuğba Karademir üç zorunlu atlayıştan ikisinde düştü. Çok üzüldüm.

Dünya Artistik Patinajı da birlikte izliyoruz anneciğim.
Sen benim sevinmelerime, mutlu olduğum, içimin kıpır kıpır olduğu anlardan birine daha tanıklık ediyorsun. Güzel, harika, olağanüstü müzikler dinliyoruz seninle hem de yüksek sesle. İstesem bu kadarını bir arada aynı gün dinletemem sana.
Kısa günün karı yanımıza.

(*):
Anneler hamile olduklarını öğrenr öğrenmez anne olur, babalar duruma göre bebeği kucağına alınca, bazıları çok daha sonra farkeder baba olduklarının derler. Zaman zaman kaan'ın gözünden bakmaya çalışıyorum.Zor durum, hissetmek isteselerde, daha çok izleyici oldukları bu doğal süreçte, en az bizler kadar heyecanlanmış, sevinmiş ya da şaşkın görünmek zorunda olduklarından yoruluyorlar demek bazen. Belki de bu yüzden bizlerin yani kadınların da en hassas oldukları dönem ve konu olunca söz konusu olan, hayal kırıklıkları olabilyor bu iki farklı cins arasında.

Bak nasıl bilmiş bilmiş yazıyorum, ama Kaan ağrıyan belime masaj yapmayı önermezse içimden ona küsüp oturyorum oysa düşününce biliyorum ki bakınız (*)
bu böyle kısır döngü olur çıkamazsın yazının bu yerinden :D

Gelelim sana bebişim, şimdilik içerde, geceleri akşamları daha çok kıpır kıpırsın uyutmayacak kadar beni :D .Doğunca tersi olur diyorar :p, onunla avunuyorum ben de. Uslu, uykucu bir bebiş olursun inşallah...

YARI DELİLİK

18 Mart 2008 Salı

Bir bebek programında yorum yapan doktor; "Hamilelik yarı delilik halidir" demişti Herhalde ne kadar haklı olduğunu, kendimce tecrübe ettim sayılır...
Bir gün öyle, bir gün böyle geçen günler.Yersiz mutluluklar, ani neşe patlamaları, birden hüzünlenmeler, aniden bastıran ağlama isteği, sürekli içimdeki "sen" le konuşurken bir durup, ne yapıyorum ben demeler...Diyet le boğuşup yeme krizlerinle mücadeleler ( mücadele= 13 kilo )

Korkmamaya çalışıyorum, bebişim.
Tüm anne olacak kadınlar korkuyoruz, ama korku yalnızca gereksiz değil aynı zamanda sakıncalı da. O yüzden, iyi şeyler düşünüp, iyi şeylere konsantre olmak lazım. Seninle anlaşma yapıyorum ; Kolaycacık doğ emi annem diyeee, artık bakalım dinliyo musun anneni göreceğiz...

Hamilelik aynı zamanda midendeki ekşimeler için sürekli gaviskon içmektir.
Sevdiğin nane tadından nefret ettirir adama
Dondurma dan tiksinirsin, kahve içemezsin mideni bulandırır.
Zorla sağlıklı yaşatır adamı
Çünkü miniğin menüsünü kendi seçer sen de paşa paşa uyarsın anca...
Kontrolu kaybedersin yani
Kontrol kayıplığı =delilik
:)

SEN BENDEN DELİ OLSAN

17 Mart 2008 Pazartesi

Doktor kontrolunde, içinde bebek bakımına ilişkin bir CD de bulunan bir hediye paketi vermişlerdi. Dün işte onu izledik babanla...
Orda diyor ki;

Bebekler, annelerinin sesini o kadar iyi tanırmış ki, farklı veya komik bir şekilde konuştuklarında bile bu ayrımı fark ederlermiş. Üstelik tek hatırladıkları, annelerinin sesi değil, annesinin en sevdiği müzik parçasını ve hissettirdiklerini de çok iyi hatırlarlar ve doğduktan sonra uzun süre, bu müzik her çaldığında rahatlar ve sakinleşirlermiş...

Bizi izliyosun demek ufaklık :D

Ben en çok Tosca dinliyorum, bayılırım.
Doğduktan sonra bunu hatırlayıp, bu müzikle rahatlarsan, inanırım ben de.
Bakalım test edeceğim.

Buz pateni izliyorum bol bol, hamileliliğim boyunca Avrupa ve Dünya Artistik patinaj serilerinin tamamına benimle katlanan oğlumun, klasik müzik dinletilen çocuk dahi olur tekerlemesini kanıtlamasını bekliyorum :D   Çiğdem çitliyorum bu da çitleme sesinden mahrum olma diye ;p

Hergün sen birşey olursun diye hayal kuruyorum; dünyaca ünlü aşçı patenci sunucu şarkıcı itfaiyeci ;P ...
Şaka şaka çöpçü de olsan farketmez vallaa ama dünyaca ünlü oluver bi zahmet:) ne derler yüce türk anneleri " Sen benim değil, kendi hayallerinin peşinden gideceksin "Tamam ama, benimkilere teğet geçmeyi unutma
Turnayı gözünden vur, baltayı taşa vurmaa .... :D he heee

Şimdilik umarım seviyorsundur benimle mecburi hayatını. Bazen tıklayıpp “Şşşştttt orada nasılsın, keyfin yerinde mi? Bir isteğin var mı” diye sormak geliyor içimden.
Benim güzel bebeğim, ne ister bugun?
 
Ben deli...
sen benden deli olsan
bana yeter aslında...

ICGUDU VS. ICDURTU

Bugün çok gerginim.

Nefes alışım kalbimin atışı bir tuhaf, duygusalım
İtiraf ediyorum çok korkuyorum.
Herşeyden... Doğumu ,sonrası, anne olması...

Benim gibi bir çatlaktan iyi bir anne olur mu?
 
Mühendis olmak için bile dört yıl eğitim var, öncesinde sınavı, bitiriken tez'i... Anne olup insan yetiştireceğim bunun bir eğitimi ön koşulu sınavı vardı da ben mi kaçırdım. Bu kadar kocaman bir görev, sıfat öylece kucağıma mı bırakılacak. İçgüdülerim mi var aslında annelik dedikleri(o konuda biraz karışık insalarınki üçdürtü olacak içgüdü değil), o mu imdadıma koşacak, ona mı bel bağlayacağız korktukça...
 
Hayatımda ilk kez annemden bu kadar medet umuyorum.
Kafam karışıyor.
 
Geçicidir heralde.
Değil mi?
...

BIRLIKTELIGIMIZ KILO ALARAK BUYUYOR :P

14 Mart 2008 Cuma

İki gün önce doktor kontrolumuz vardı.
34.haftabaşında yani.
Bebişim 2600 gr olmuşsun... Büyüyosun içimde günden güne...

Eğer 4 kg nun üstünde olursan normal doğum olmaz dedi doktorumuz.
Baba da "çok kilo almasın diye yapabileceğimiz birşey var mı" diye sordu şaşkın :D
Normal doğum olsun istiyoruz ya ilaa :)
Doktor da olur mu öyle şey deyip güldü sadece, ciddi sandı soruyu.
İşte bundan sebep ki, çok kilo alma minnoşum, emi...
"Sen de yeme anne" diyeceksin ...haklısın, sonuç olarak
Birlikteliğimiz "kilo alarak" büyüyor...dyebiliriz.

Neyse bugun bir utangaçlık peydahlandı
Yüzünü falan göstermedin bize. Süpriz olsun diye böyle triplere hiç gerek yok bilesin...

Yarın yine şeker testi günü
Kan alınmasından çok korkuyordum eskiden, bir bilsen.
Seninle birlikteliğimin, böyle bir faydası da oldu, bak !!!
Kan vere vere, alıştım artık :p

Not: Son paragrafın son üç satırı küllim yalan. Kendime psikolojik destek veriyorum. Kendim kendime :) Değilse bir değişiklik olduğu yok halen çok korkuyorum ....

Ancak birlikteliğimizin türlü çeşitli fayideleri olacağına inancım halen sonsuz  :p

VUSLATA BEŞ KALA

12 Mart 2008 Çarşamba

Sanırım bugunku kontrolde bebeğim normal doğabilir mi diye yorum yapacak doktorumuz.
Anca benim gibi bir şapşalın kendini normal doğum diye bu kadar şartlayacağını tahmin etmek zor değil. Levent Bey de oldukça destekleyici bu kararı ancak minik bebişim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yani ona "minik" de diyemeyeceğiz denebilir bundan böyle...
 
İki haftada bire çıkan kontroller beni geriyor
Zaman daralıyor
İçim daralıyor :)
Nerdeyse sürekli göğüs kafesime dayadığın ayakların bu daralmalarıma nefes daralmasını da ekliyor.
 
Veee hayırlı uğurlu olsun
Artık oturamıyorum da
İnsan gibi yani ...
Yeni bir oturma stili geliştirdim kendime, oturma demeye bin şahit gerek
...
şaka bir yana
kendimi düşündüğümden değil vallahi
öpüp koklayacağım gül yüzünü görmeyi
sabırsızlıkla bekliyorum
...

KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

8 Mart 2008 Cumartesi

Uzun süre kurtaramadım kendimi şu meşhur batıl inançtan
Saçlarım ruh halimi yansıtır şekilde tam bir psikomanyak saçına döndü, direndim...
Sevgilim çaktırmadan imalarda bulunacak oldu, bana bakınca acıdı sustu, direndim...
Ama bugun aynaya bi baktım
bir ara aklım da başıma geldi demek ki
Kendimi kuaförümün maharetli ellerinde buldum
Aynada kesilen saçlarıma bakıyorum
Manasız bir gülüş suratımda...
İnsana benzedim
gülüşü saymazsak yani :)

Tam da günü
Kadınlar günüymüş bugün
Yüce Mevlam bu yüce günün hatrına aklımı başıma almış demek
aferin bana :D Aferin saksıyı çalıştırabilen tüm insanlara,

Hepimizin kadınlar günü kutlu olsun efenim...
Bir de mesaj verelim :

"Özellikle içinde bulunduğumuz günlerde kadınların önemi daha da belirginleştiği için, bilinçli kadınların önemi daha da arttığı ,bilinçli, uygar, medeni , hayat içinde, fikri vicdanı hür kadınların yetiştireceği çocukların önemi daha da arttığı için çok daha çoşkuyla kutlamalıyız. Pırıl pırıl nesiller yetiştireceğimize emin olduğum tüm kadınların kadınlar günü tekrar tekrar kutlu olsun"

BEBEK KOKULU EŞYALAR :D

29 Şubat 2008 Cuma

32.Hafta
Geçen haftasonu ablam İstanbul’dan annem Denizli'den geldi İzmir'e.Babaanne zaten burda o da geldi. Baba da tabii. "Sen uyuzsun :) aldıklarımızı beğenmezsin" deyip duruyorlardı .Bizde bebeğin alışverişini birlikte yaptık.

Hep birlikte yatağını nevresim takımlarını, banyo seti ve havlularını küvetini, yorgan, yastıklar, yatak koruyucu, cibinlik( ben çok severim kendime yapamadım senin ilk yatağına nevresimine uygun bi tane buldum) battaniye, havlu setleri aldık. Bir de bi sürü yeni ciciler.

Yatağını kurduk, şifonyerini yerleştirdik. Bakıp bakıp seviyorummm minnacık şeylerini. İçinde seni hayal etmeye çalışıyorum beceriksizce de olsa. Ne zaman sıkılsam gidip onlara bakıyorum bu odadan çıkamıyorum aslında :)

Doktor kontrolüne bir ziyaretçimiz oldu. Teyze ve bize çok güzel pozlar verdin.
2330 gr olmuşsun. Bu ay tam 1 kilo almışım onunda hepsi sana gitmiş verilere bakacak olursak.
Yüzünü çok net görebildiğimiz bir resmini yakaladı Levent Bey
Baba evdeki mini bebiş çerçevesine koyup işyerine götürdü :p masasına koyacakmış, allahım yaa :D
Bu muydu ilk kez seni haber verirken korktuğum adam.

Hayat neşeli telaşlı bir bekleyişe dönüştü. Evimizde havalar hep güneşli...

NEDEN? :D

4 Şubat 2008 Pazartesi

Ne kadar keyifli bir şey yahu.
Mini mini giyecekler seçmek onları yerleştirmek.
Gün geçtikçe daha da sabırsızlanıyor insan bu odanın minik misafiri için
Bembeyaz bir oda yaptık...

Bu arada sormak istiyorum bebişime
"karnımda bu kadar hareketli olman, ayrıca da belli yerleri tercih etmenin bir özel sebebi var mıdır?"
"Yanlarda yer yok mu kine?"

Gerçekten erkek bebeklerde mi durum böyledir.
Öyleyse de nedendir? mantıklı bi açıklaması olan var mıdır?

HİPOGLİSEMİ

10 Ocak 2008 Perşembe

08 Ocak

Şeker yükleme testi günü.
İğrenç şekerli koca bardak sıvıyı fondip yapmanı istiyorlar, manyak bunlar...
Sonra saatlerce aç kaldığın yetmez gibi bir de saat başı kan veriyorsun.
Benim gibi iğneden çocuklar gibi korksan da fayda yok! zaten belli etmemeye çalışırken yeterince yoruldum.

...Arzu Atilgan
Endokrinoloji bölümünden bekleniyorsunuz
Arzu Atilgan lütfen Endokrinolojiye ...deseler hani belki değerdi ama sessiz sedasız bir odada verdiler haberi...

"Hipoglisemi"
"Ani şeker düşmesi"

Buymuş olayımız.
Tedavisi; şekersiz bir diyet!

"Ama bir dakika bir saniye" diyip işaret parmağım havada itiraz hakkımı kullanma çabalarım doktorun gözlüğün üstünden bana küçük bir çocukmuşum gibi alaycı bakışı ile birden elimdeki listeyi dikkatle inceliyormuşuma dönüşürken ağzımdan şu gerizekalı cümlenin dökülüşü ile sonlandı "Kahvaltıda bol bol yumurta aman pek güzel"

"Benım canım nasıl tatlı, börek ve kurabiye istiyor biliyomusunuz siz "
diyen iç sesim deli gibi bağırdı, zırladı, tepindi falan
Ama bir yerde sustu  tabi:
Şeker yiyemiyeceğiz artık minnoşumm :(

Hamilelik sonrası geçebilirmiş ...umarım...yoksa şeker niyetine seni yerim artık :)

HAMİLELİK NASIL BİR ŞEY

10 Eylül 2007 Pazartesi

Hamilelik=
Sürekli uykum var.
Canım hiçbirşey istemiyor…

Deli gibi midem bulanıyor

Bi dakika bir dakika Benim aş ermem gerekmiyor muydu???
Bense çok az şeyi istiyorum ama bir sürü şey midemi bulandırıyor.
Renkler bile...
Bu gün bir istisna söz konusu. Canım ilk kez süt istedi. Kakaolu süt hazırladım kendime : )
Bugün kısmen daha normal bir gün geçiriyorum.
Midem daha az bulanıyor, dah az uyudum…

Baban tam karşımda bira içiyor.
Baba olmak varmış, ohhhh
Biliyor musun,baban bacak bacak üstüne atınca çok komik görünüyor.
Ama sakın ona söyleme emi, o zaman yapmıyor çünkü
Ben kıkırdayınca anladı, indirdi bacaklarını bile :p

Seni çok seviyorum. 7 haftalık oldun…:D

HOŞGELDİN

1 Eylül 2007 Cumartesi

Test sonucu için beklerken aslında içim rahat. Sadece öylesine yapıyorum. Göz ucuyla baktım iki gözde de çizgi oluşmak üzere. Hemen kâğıdı aldım ama iki dakika bekleyin diyor. Allah’ım nasıl geçmedi o iki dakika. Teste tekrar bakamadım, değişmesini umuyorum. Süre doldu. İçeri gidip elime aldım bir daha baktım. Hiç tereddüt yok, iki pembe çizgi var.

Sevinç, üzüntü, panik, endişe, panik...
Bütün duygular karmakarışık içimde. Evi ileri geri turladım. Kaan’ı aramalıyım. Cevap vermiyor telefon, kapalı ya da kapsama alanı dışında. Lanet mesajı üçüncü kez dinledim ama aklıma yapacak başka da birşey gelmiyor. Sonunda ona ulaşamayacağımı anladım ve pes ettim.
Annemi aradım hemen.
"Test yaptım sonucu pozitif çıktı" dedim.
Annem biraz nane falan kaynat diyecek oldu, ayy delireceğim.
"Anneeeeeeeeeee hamileyim yaniii" diye bağırdım.
"Neeeee" dedi. Sevindi herhalde :D
Sonra "öyle desene kızım pozitif negatif aklımı da karıştırıyorsun" dedi.
Önce bir kan tahlili yaptırayım hemen yanına gelirim diyip kapadım.

Evde dört dönüp sonunda dayanamayarak telefon trafiğini başlattım, babadan once herkes aldı haberi.
Ablam delirdi habere, zaten çocukları çok sever. Onunla konuşurken içimden ne yapacağım, ne olacak diye düşünürken, endişelerim yerini tatlı bir heyecana bıraktı. Bu haberi vermek ne güzeldi yahu. Önce Kaan a söylemeliydim diye düşünüp, suç işliyormuş gibi hissetsem de, asla önce ona ulaşmayı bekleyemeyeceğimi biliyordum.
Nurhan anneden gelmesini istedim. Tek başıma gitmeye cesaret edemedim testi yaptırmaya. Bir saat sonra aşağıdaydı. Hastahanede hala sonuç değişebilir diye düşünüyordum ne yalan. O yüzden sonucu elime alır almaz bir A4 boyutundaki kağıtta bir yerde yazılı negatif yazısını gördüm hemen. Algıda seçicilik diye buna denilir.
"Hııhhh dedim yanlış test işte, çin malı ne de olsa hamile falan değilmişim" diye söyleniyordum ki hemşire kız zırvalamamı duyup arkamızdan seslendi "Hayır bayan yanlış okudunuz; yaklaşık beş haftalık hamilesiniz" dedi.
Hamilemiyim, gerçekten yani, olamaz ki.
Sarıldık,sevindikk ama ben bir yandan o kadar şaşkınım ki... Karnıma baktım...baktım...
Sonra "Kaan istemiyo ki bebek "diye geçirdim aklımdan.
Daha şimdiden öğrenir öğrenmez sahiplendim onu sanki.
"Ne diyecek öğreninceeeeee?"
"Sonuç kesin: bir bebeğim olacak"
"Bebeğim mi?" "Hayır! Bebeğimiz"
"Nerdesin Kaan..."

İçim içime sığmıyor, elim karnımda;
ORADASIN.
ORADA MISIN!
HEM DE BEŞ HAFTADIR!!!
İNANAMIYORUM Kİ
diye düşünerek ordan oraya gezindim gün boyu. Tebrikler, konuşmalar hayal meyal ancak duygularım, o an hissettiklerim hala çok taze.
Saat öğleni geçmiş hiçbir şey yememiştim. Birden panik oldum minik bebeğim aç kaldı diyeeee.

Kaan nerdesin aşkım, bebeğimizi sana söylemeliyim. Saatlerce seninle konuşmalıyım, sevinmelisin, elin karnımda olmalı...

Annemde oturmuş Kaan ı bekliyoruz hep beraber. Ama içim içime sığmıyor ki, bir eve sığabileyim. "Ben biraz dışarı çıkayım, Kaan’a bir sürpriz hazırlayacağım" diyerek dışarı attım kendimi.
Bir oyuncakçıdan çıngırak satın aldım. Sonra da kitapçıdan bir kart. Eve gelip karta
“BABA BEN BU ÇINGIRAĞI BEĞENMEDİM,
BANA YENİSİNİ ALIRMISIN?” yazarak kartı çıngırağa iliştirdim.

Telefon çaldı telefonun üzerinde tüm gün görmeyi istediğim isim belirdi, kalbimde kuşlar uçuştu. Bütün gün bu anı beklemiştim ve nihayet ulaşılır olmuştu sevgili ama bu kez ben, telefonda vermek istemiyorum bu haberi. Paketime vermiştim bu görevi... benden daha cesurdu, hazırdı...

Geçen her saat ömrümden çalmış olsa da, anneme gelmesini isteyip, kapattım telefonu.
Geldiğinde, "sana bir paket gelmiş " diyerek kucağına bırakıverdim haberimizi .
Paketi açarken içim nasıl titredi bilsen. Seninle bekledim bebeğim, sen yanımdaydın benim :D
Tüm dikkatimle yüzüne bakıyordum. Odada derin sessizlik çıngırağın çelimsiz sesleri ile yer değişti. Daha paketi açarken gülümsedi sevgili ve “Baba mı olacağım” dedi :D
Gelip sarıldı kocamann bana, sırf bu anın büyüsü bozulmasın diye korkularını kendine sakladı.
Ama baban konusunda hepimizin yanıldığını anlayacaktık sizin birbiriniz için dünyanın en kıymetli varlıklarına dönüşünüz sandığımızdan çok daha kısa sürede olacaktı.

Sen miniğim beş haftadır buradaymışsın ...
Bizim şimdi ancak haberimiz oldu. Sen de heyecanla izledin mi bizi ilk öğrendiğimiz anlarda.
Gülümsetebildik mi yüzünü...

Anne olacağım

Bir bebeğim olacak.
Bebeğimiz...
Bunu hatırlatmazsam kendime sen yalnız benimsin sanıyorum.
Elim karnıma
Hoşgeldin miniğim...