GÜNLÜK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GÜNLÜK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Havuzdayım... :))

14 Nisan 2011 Perşembe


Yeni evimizde oğlumun en sevdiği yer havuz oldu.
Bu mini havuzda yazın masmavi denizlerde yüzmek için hazırlık yapıyor
Denizleri özledik
Her İzmirli gibi...
Burada göllerle avutuyorum kendimi
Güneş batarken uzaktan bakınca küçük bir gölü deniz gibi düşünebilir insan,
Ama kokusunu bulamazsın böyle kandırmacalarında.
Tuzlu kokusunu, martısını alıp hatıralarından beceriksizce yanına koyarsın anca...

Doğukan-Christmas Konser görüntüleri

13 Aralık 2010 Pazartesi

Uzun çok uzun zaman oldu...
Söyleyecek çok şey var...
Ama dün Dodim bir konser verdi...
Buraya tekrar yazmama asıl o sebep oldu...

Başlayalı 1 ay olduğu daycare' e iyice alışıp bizi sevindiren Doğukan konser performansı ile hepimizi şaşırttı...:))

Konsere gidiyorum... Sanırım hazırım...
İşte O anlar...


Erimek istemeyen kardan adam... Normal olarak yaniii ... :))



Doğukan ın Sayıklamalarııııı ....:P

12 Mayıs 2010 Çarşamba



Doğukan ve Atatttttüüürkkkkk:
Ne diyor diye soranlara türkçe meali:
Hadi dodiii

otur dodiii

atatürkkkk
Ayy dur dodiii

hadi dodi dur

otur bakkk

atatürk

Doğukanı oyalamak adına türlü numaralar geliştirmek zorunda kalan annemin, bir belgesele dikkatini çekmek adına çırpınışları beynine kazınmış oğlumun :D
içine işlemiş bir yerde :D :P :D

Bulduğu her türlü kağıt, ıslak mendil poşeti vs. nden bir bildiri okur edasında milyon kere tekrar ettiği bu sözlerden sonra farkettik ki o dodi tekrarı biraz fazla olmuş. Yazık çocuğa...,
Anladık canım oğlumm ismin Doğukan senin, bu zırvalamayı keseceğiz, merak etmeee :D :d :P

CANIM OĞLUM İKİ YAŞINDASIN

23 Nisan 2010 Cuma



Hiçbir romanda okuyamazdım
Ve hiçkimseden de dinleyemezdim.
istesem de hiçbir şekilde öğrenemezdim sana ait hiçbirşeyi.

Dünyaya gelişini,
Taze, taptaze toprak kokusunu içime çeker,
Tam o anda çoook uzaklara gider gibi bekledim.
Ve delice sarhoş, baş dönmeleri içinde, büyük bir gösteride başrolde gibi karşıladım.
Tabii doğduğunandan itibaren tüm oyunlarımızda başrolde olacağını biliyordum. Bu yüzden tadını çıkarttım ben de tüm bu olağanüstü anların.

Ellerim karnımdaydı dün.
Yerinden memnun gerilmelerinde,
Bedenimin de buna eşlik edişine alışmıştım.
Şimdi bir çığlıkta
Canım'ın ilk kalp atışı
ilk kez hissettiğim bu deli gümbürtü kalp atışıma karıştı.
Tamamen başka bu dünya,
usulca değil,
yavaş yavaş değil
Deli bir gürültüyle, gümbür gümbür giriyordu yaşamıma...
Ne kadar çok ses ve duyu var,
ne hissediyorum ben...

bekledim,
bekledim...
sanki bir ömür sürdü bekleyişim.
O kadar uzun zamandır bekliyorum ki zaten,
tanışmamızı beklediğim bu son dk lar aslında kaç yıl sürdü söylesin biri.

Sonra çıkageldin birden bire,
hazırlıklı değildim ki
tüm bu beklemenin yavaşlığına inat öyle hızla getirdiler ki seni,
dudaklarından öpüverip seni,
güzel bir prensten güzel prensime dönüştürdüm.

Tüm duyularım karmakarışıktı.
hepsi öyle coşkulu notalar basıyordu ki,
hiçbir uyum yoktu aralarında.
Hepsi acemi...
Güzel, engin bir uyum yerine, kocaman bir kalabalıkla aldım seni kucağıma ...
Göğsüme yaslayıp koklasam uzun uzun...
koklasam ama nasıl ?
başka bir şeyi kokladığım gibi değil.
Bakıyorum sana...
gözlerim çaresiz,
nasıl bakmalıyım der gibi
acemi
ellerim, kıyamadığım inanamadığım birşeyi nasıl tutacak bilmiyor ki
Bu anı hiç unutamayacağımı anladım.hiçbir saniyesini hem de...


Bir anne olduğumu çok uzun süre önce
senden ilk haberi aldığımda hisseden ben,
şimdi bunu sindirmenin ne kadar süreceğini bilemez,
Şaşkın, telaşlı, korkak, acemi ve endişeliydim.

Gözlerim çaresizdi 
Nasıl baksam?
Ellerim, burnum, gözlerim ilk kez acemiydi bu derece.
Vargücümle bu anın muhteşemliğine uygun koklamaya çalışıyordum seni,
bakıyordum sana,
seviyordum seni
Kaydediyordum, olanca gücümle

kalbimin limitleri ne kadardı?
daha çok sevmek mümkün müydü herhangi birşeyi?

kalbimi seninkine bağlıyordum...
aşık değildim henüz sana, şimdilerde hissettiğim deli aşk değildi daha
Daha çok
Şaşkın, telaşlı, korkak, acemi, endişeliydim.

Hızla alıp götürdüler seni bebeğim.
Bu kez sen tekrar gelene dek.
Uzun uzun yanyana uyuyana dek.
Öyle özledim ki seni
acaba anlatılabilir mi bu?
abartmadan narin güzel kelimelerle anlatılabilir mi?

Tüm bu uzun yolculuk boyunca yanımdaydın birtanem
İçimde en gizli sırlarıma, en huzursuz anlarıma ve en mutlu günlerime eşlik ettin
dinlediğim tüm şarkılara,
söylediğim tüm sözlerime de
İçimde içimin en güzel ve kötü yanlarına,
dünyaya gelme zamanım geldi dediğin andan itibaren de, tüm bu sancılarıma eşlik ettin.
Yoruldun miniğim

Şimdi yeni bir yolculuk başlıyor
Bana bu derece bağlı olduğun bir yaşamın tatlı kollarından,
uzağıma, benden tamamen bağımsız yaşamına ilerleyişin olacak bu.
Sen özgürleşip büyürken
Hür bir kuş gibi başka diyarlara, yaşamlara kanat çırp diye elimden geleni yapmak mı annelik biraz da...
her ne olursa olsun
deli gibi sevmek
ve tamamen başka biri olmak mı?
iyi bir anne olmak için elinden geleni yapmak mı?

Artık kalbimi ellerine verdiğim miniğimin şimdi iki yaşında olduğuna inanamamak mı acaba?
Doğduğunda kalbimi bağlıyormuşum sana,
gittikçe bağlana bağlana aşık oldum sonunda sana
şimdiki cıvıltılarına, sarılmalarına...

Büyüdünn.
koccamannn oldun hem
konuşuyorsun minik minik
öpüyor gelip sarılıyor, öyle de güzel "anniieeee" diyorsun ki
akklım başımdan uçup gidiyor

iyi ki varsın sen meleğim
anneyim, annenim
Her anne gibi, çocuğuyla olağanüstü ve hiçbiri diğerine benzemeyen bambaşka bir bağ kuran her anne kadar özel hissediyorum kendimi.
Senin varlığın olağanüstü canım meleğim.
"İyi ki doğdun "
bu cümleyi bu kadar dolu dolu kime söyleyebilir insan?
iyi ki doğdun doğukan ım.
iyi ki doğdun ...
ve beni annen seçtin...





KANADA ya Yerleşme Kararı

30 Mart 2010 Salı


Uzun, upuzun bir yolculuğun sonuna geldik.
Artık nihayet beklenen gün de geldi.

KANADA yani hayatımızın geri kalanını geçirmeye karar verdiğimiz ülke,
artık bir uçak yolculuğu kadar uzağımızda...

Sevgilimle evlenmeye karar verdikten hemen sonra ama evlenmeden önce vermiştik bu kararı.
İlk çalışma yıllarımda benim de kalınca bir dosya geride bıraktığım bu macera defterim onun ısrarları üzerine yeniden açıldı.
Hiç düşünmediğim bu ülke Kaan ın evinde buzdolabında kocaman bir resmi olan şehre olan aşkı yüzünden aklımıza düştü.
Sonra evlilik bebek...bu düşünce rafa kalkmış gibiydi derken.

...Artık gitme zamanı...

"Ne kadar zamanda alışılır yeni bir yaşama" "Alışabilecekmiyiz?...İnsanoğlunun en güzel, kimi zaman en düşündürücü ve kötü özelliği "alışmak" ne de olsa
alışacağız ...ne talih ki ve ne yazık ki...

İşte
Bu son 3 gün evimizdeki:
Sevgilimin kucağında yeni bir hayata ilk adımlarıma, bize, hayallerimize, dünyadaki en önemli varlığımız bebişimize, onun dünyaya gelişine, sonra hatta oğluşumun ilk adımlarına da ev sahipliği yapan bu güzel şirin eve elveda diyeceğiz.
Karnım burnumda sancılarım başladığında doğum kolay olsun diye sevgilime de haber vermeden 3 saat boyunca hızla her yerini adımladığım bu evi asla unutamam şüphesiz
Ama heryeni şey için birbaşkasını feda eder insan.
Zor da olsa bağlandığı evi eşyaları bırakabilmek olağanüstü bir özgürlük hissini de beraberinde getiriyor.
Şimdilik bu özgürlüğün tadını çıkarıyoruz.

Doğukan olup bitenlerden ne kadar haberli ne kadar habersiz bilemiyoruz.
Onun hayatını bizimkinden çok daha başkalaştıracak bu kararın sancılarını çekmeden atlatsın diye elimizden geleni yapacağız.

Gitmek fikri yine de zormuş diyorum kendi kendime
Gitmeden hemen evvela bu konuda düşüncelerimi yazacağım lakin şimdilik bu düşünceleri uzakta tutmaya çalışıyorum kendimden

Umarım herşey gönlümüzce olur.
Darısı BÜYÜK DÜŞLER gören herkesin başına...

DODİŞE MASADA BİR YER...

7 Şubat 2010 Pazar

Doktor kontrolu günüm oldu bugün.
Doğukan için değil bu kez benim için bekledik, tahlil yaptırdıkk, bekledik. Ne zamandır görmezden gelmeye çalıştığım küçük bir sağlık problemi için nihayet gelebilmiştim doktora
Ctesi günü erken çıkacak olan doktorum sonuçlarım gelene dek bekledi sağolsun da bir günde halledebildik.
Hepimizin yemek zamanları kaydı.
Açlık başımıza vurdu.

Ama sonuçlar çok güzel çıktı. Bunca sıkıntıya değdi.
Bir "Beğendi" denendi
Ne zamandır nazla ağzını açan deli oğlum halen ağzının tadını bildiğini bize göstermiş oldu.





Dodimm Dans Ediyorrrrr

23 Ocak 2010 Cumartesi

Bu da Artistik Patinaj izlerken coşan oğlumun dans gösterisi...

:D :D :D
Güzel müziklerle aşka gelen oğlum
Beni oldukça ümitlendiren bir dans stiline henüz sahip olamadıysa da
Müsabakaları izlemesi ile gönlümü almış bulunmaktadır.
Hamileliğimde zorunlu mecburi iki yarışmayı dinlemesinin etkisi olmuş olmalııı :D



Güzel Sanatlar ın her dalı Güzel yaşamının önemli bir parçası olsun anneciğim ....

Anne dileği işteee ne kadar naif diy miii :D :P

(C-Ç-D)Ceren, Çağkan, Doğukan (Yeğenlerim ve oğlum,3 ü birarada :))

8 Eylül 2009 Salı

Kapı çaldı

Hayır hayır önce telefon çaldı.

Telefonda annem" abin geldi arzucum, süpriz yapmış, şimdi sana geliyoruz hemen" deyip kapattı telefonu...

Ne kadar çok sevindim

Ne kadar zaman oldu görüşmeyeli...

Ne kadar özlemişim

Yaşımız daha yakın diye belki azcık daha fazla anlaştığım abimdi abimler arasında,

duymasınlar ama çok kızarlar bana sonra.
Hepsi canım ne de olsa

Ne çok sohbet ederdik eskiden dedim. Gözümün önünden hızla geçtii şöyle

Pazar günü bulmacaları pazar sineması curcuna izlemeler,  Benim 10 tl lerimi alıp bu daha büyük para bak deyip 5 tl leri bana kakıştırarak bayram harçlığını direkt ikiye katlayan zeka sahibi...Okul dönüşleri kapıyı deli gibi çalsam da uyandıramayıp camdan izlediğim güzel insan...Kolumun birden maymun gibi uzamasına neden olan güreş oyununun yaratıcısı... dr un şakınlıkla bu köprücük kemiği en zor kırılan kemiktir dediği kemiğimin kırılmasındaki ustalık...allahın marmarisinde bulunması hayli zor türkü barda geri zekalı gibi salya sümük ağlayan iki terkedilmişin diğeri...ne yaparsam annemin gözünde kendini asla egale edemediğim kıskanılası, zeki abi :p yatılı okul yazları kendisi ve meşhur saz arkadaşları, mezuniyet sonrası izmire dönüşü ..... yazsam anlatmakta yetersiz kalacağım anlar anlar...

Burnumun direği sızladı...

Şimdi evime ilk kez geliyor,

Sevincimi alıp götürmesine izin vermem ama bu duygusal hatıraların...

Zıplayan Arzu gördünüz mü hiç

zıp zıp zıplasın ... :DArzuuuuu

Bekledim dodi uyuyordu tam kapı çalmadan hemen önce uyandı mındırığım ...


Murat abim geldi yeğenim Ceren, Ümit abimin oğlu yeğenim Çağkan ve oğlum Doğukan birlikte oynadılar. İnanamıyorum bile... İşte benim için çok güzel görüntülerrden ;
Çooook tatlılar çooook seviyorum sizii....

Dodi Çeşmee'deeee :D

16 Ağustos 2009 Pazar

İşteee dodimm Eski günlerdeki gibiii

İşte 3hafta önce fotoğraf makinası yanımızda olmadığı için görüntüleyemediğimiz güne ait notlar:
"Geçen yıl denizde nerdeyse yüzen :p dodişe güvenip çeşmenin buz gibi sularında onu hoop diye denize sokunca beklenmedik sonuçlar ile karşılaştık.Dr' umuz bu durumu tam bu yaz denize bay bay olarak yorumlamıştı ki, bu hafta sonu çıkmayan candan umut kesilmemesi gerektiğini bir kez daha anladık: sadece küçücük kum bir girişi olan ve geri kalan yerler bir platform olduğundan tüm çocukların bu kum giriş te oynayıp denize girmesi olayı çözdü. Doğukan oraya önce oturdu, oynadı, çocuklara laf atmaktan, birbirlerinin oyuncaklarına sulanmakta geri kalmayan çocuklarla neşeli kahkahalara dönüşen bu eğlence denizde bittii. "Annecim gel!" deyince bana gelen ve denizde kaplumbağası ile birlikte atlamalar yapan Dodi tekrar gülerek sudaydı...yaşasın zafer bizim olduu...
Çok eğlendik, o kadar yoruldu ki sonunda 2,5 saat yanımızdaki şezlongda uyuduu veeeee tabii ki ben fırsat bu fırsat renkli dergiler bol boll yüzme ve yalnız ve sakin bir yemek yeme bulutlarının üzerinde yürüdüm.
Acayip dinlendim...

Çeşme süper süper süperrr...."
..............
3 hafta sonra bugün
Veee işe bu kez foto makinası da vardı.



Baba Mesleği

28 Temmuz 2009 Salı



Birşey mi istediniz...

Biraz dalmıştım ...

Pardon...

:D :P







Bu işi seviyorum ne olursa olsun edasıyla 10 parmak klavye kullanan oğluşumm :P

Baba mesleğim dercesine gülümsedi bize.
Oysa sorsan bizee
"Sakın ha" dememek için zor tutardık kendimizi
Bizim peşimizden gelme
Aman diyiimmm...
Kendi yolunu çiz itirazımız yok da.
Mümkünse mühendislik işine girme canımcım.

Anne baba mühendis olupta oğulları için bunu hayal etmemesi enterasan mı acaba?

İnsanın aklı hep seçmediklerinde mi kalıyor yoksa :D

Acaba nasıl olurdu? sorusu mu yakamızı bırakmayan...

Şu hesap kitap işlerine hiç girme istiyorum ben nedense,

Ne oldu yani 3 katlı integrali çözebildim ancak kendi problemlerimin çoğu olduğu gibi kaldı yani
diferansiyel denklemlerden uzak dur bir tanem
Şahsi önerim budur yani
Şarabın iyisini, gezilecek güzel yerleri bilmeye daha çok vaktin olur hem...
Benim gibi resim yapmaya dans etmeye yazı yazmaya çok meraklı ama bunlara az vakit kaldıkça deliren olacağına,
Görüntünle uyuşturamadıkları zekanın aklını kaçırtmaya daha çok yaradığını keşfedip
içinden çıkamayacağına...
Baban gibi felsefeye vakit ayırmak isterken, bol bol en bolundan bir laptop la başbaşa kalacağına

Sen hobi gibi değil sevdiklerini hayatının içinde işinin bir parçası olarak yaşama şansına sahip ol umarım.
Ne kadar zor olsa da böyle yaşayabilmek,
Doğru seçimi yapman adına her türlü destek itina ile verilecektirr

Velhasılı gönlüm razı gelmez mühendislik yapmaya uygun olmayan ülkede mühendis olmana...

NOT: Mühendis mühendis dedik. Ne demektir bu kelime derseniz
Arapça da -Mü eki yapan eden anlmaında kullanılır ki
Mühendis Mü- Hendese kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Hendese ise geometri ya da hesap kitap bilmi olarak çevrilmiş.
Dolayısı ile
Mü-hendis : Hesap kitap eden, bilen, uygulayan, tatbik eden anlamındadır.

Bu da böyle bilineee... :D

Yıllar sonra Pepsi de ilk iş yerimde bu küçük bilgiyi not olarak düşüp aklımda kalmasını sağlayan Kazım Bey i saygıyla anıyorum...

Dodii Yoğurt yiyor

14 Temmuz 2009 Salı


Yoğurt yiyor oğlumm :D

Beceriksiz minik tutuşuylaa harika ellerinden bana da yedirerek...

Koca kaşığı kaseye çalıp...diyorlar ki kirlenmek güzeldirr.Pekii soruyorum çamaşır sermek de güzel midirr gerçekten :P

Bu zevkli yeni keşfin sonunda elinle de yüzünü birr karıştırıyorsun kii sormaa :D bu kez kremalı pasta gibi oldun ve hemen duşun yolunun tuttukkk. Sanırım yoğurt maskesinin yüze faydası vardıı :D :D :D

Bıcı bıcı :D İyice sardın bu işe, pilav makarnaa domates suyuu kaçmıyoo elinden...

Ellerinlee ya da kaşıklaaa az yeyipp çok dökerekkk ama çokk hem de çok eğlenerek bir şeyi daha öğreniyorsun.

Sen öğrendikçe biz gülümsüyoruz.

Sen uyuyunca biz temizliyoruzz :P

Sabırr sabırr ya sabırrr :D

Yazmak ...

9 Temmuz 2009 Perşembe





YAZI ÇİZİ İŞLERİİ



Yazmak ne güzeldirr.
Benim gibi kırtasiye kokusuna aşık, kitaba, yazmaya düşkün olacak mısın acaba?
Fiziksel görüntünü kast edip sana ne kadar da benziyor diyorlarr şimdilerde acaba bu yönümü de alacak mısn?
Birlikte kocaman bir kitaplık yapabiliriz belki
Şimdilerde etrafa dağıtıp küçücük bıraktığımız kitaplığımız gerçek bir kocaman kitaplığa döner umarım.Sana iki aylık olduğundan beri kitaplar okuyorum, ilk kitabın Şeker Portakalı :D
Sonra senin de elinde çevirdiğin kitaplara bıraksa da yerini...
Şimdilerde beni dinleyecek kadar sabrı asla bulamasan da,
Hareket etmek durağan olmaya tercih edilse de tarafından,
Masallarımızla uyumaya başlayıp önce sonraaa delice bir tutkuya dönüşür mü sende de acaba?

İlkokul yıllarımda kocaman bir paket geldiğinde evee, hediyeleree paketlere delice sevinen her çocuk gibi alelacele açıp, içinden çıkan ansiklopedilerin kapaklarıyla bile büyülenen ben 6 ciltlik bu sevimli ansiklopediyi baştan aşağı okudum desem.
O derece okuma aşkı isteği , öğrenmeye açlık vardı ki yolda uçuşan gazeteleri bile alır okurdum desem
Vee en büyük endişem ilkokul boyunca, bu kadar çok kitap varken ben nasıl yetişeceğim hepsini okumaya olmuştu desem
ve sırf bu korkumdan hızlı okumayı öğrendiğimi
ve zerre kadar abartmadığımı söylesem

Okumayı öğrenir öğrenmez yazmaya da başladım yazmak bende, tutku, bir çeşit kendimi ifade biçimi idi ve daha da önemlisi yazmadan yaşayamıyordum
Birçok hikaye, dolu şiirr, okuduğum kitap izlediğim filmler hakkında yorumlar yazdım hep

Kalem senin eline de yakıştı miniğim.
Günün birinde yazarsan neler dökülür kaleminden acaba?
Mektuplar ya da ne bileyim öyle içini açtığın duygusal uzuuun yazılar yazacakmısın acaba?
Yoksa günümüze uyup, hızlı hızlı yaşanan aşklara, hemencik biten acılarınaa ayrılıklara ve yemeklerine uygun kısa notlar'ı mı uygun göreceksin...

"Offf anneeecim yazmaya meraklı olduğun bellii bi kalem tutmuşuzz sen neler yazmışsın ..." mı diyeceksin yoksaa :D

DOĞUKANIM YÜRÜYORSUNNN

20 Mayıs 2009 Çarşamba



Bir haftadır yürüyorsun.

Çok önemli bir engel daha kalktı ortadan. Daha özgür daha büyüksün.

Ne güzel şey seni izlemek, minik minik adımlarını takip etmek...

Ama ufak da bi sorunumuz var sanırım :D

İstediğim yere giderim....... isteyince dönerim ....Ben herşeyii bilirimmm....

Yandık...

Aynı anda Doğukan'ın iç sesi:
Bugün Sasalı da Hayvanat Bahçesine gidecektim ne güzel,
Kapalı yerlere kaldık yağmur yağınca, yemekten sonra yağmur yağmayı bırakıp da saatler benim için geçe yaklaştığında açık havada da gezdim lakin aklımda hep hayvanlar kitabım ve Hayvanat Bahçesi kaldı

Haftaya artık :D

bekleyin benii fillerr, aslanlar, pandalar...

Kurnaz tilki

Arı Mayaa yı da  görecekmiyimmm

Üç küçük domuz :D

hepiniziii öptüm kalın sağlıcaklaaa haftayaaa kitabımla yanınızdayımm




 


Amerikan Güzelii

4 Mayıs 2009 Pazartesi












Amcamızın düzenlediği Amerikanların buluşmasında tahmin edileceği üzere Doğukan da boy gösterdi. Hep birlikte marş bastıkları anda feleğini şaşırmış olsa da, çoğunu sürüş koltuğunda denemeyi de ihmal etmedi.
Son denediği Corvette den bir türlü ayrılamadı oğluşum.
Doğukan direksiyonda...
hemennn hoppp direksiyon itina ile çevrilir
korna basılır...
düttt düüüüüttttt....
 
Canım oğlum, kaderin bu senin.
Ben hamileyken daha, bu çocuk doğsun ilk önce şuu uzun uzun havalı isimleri olan amerikan otomobilleri öğrenir demiştim bu baba bu amca ile olacağı o.
 
Bir onlar kadar da sükse yaptın...
"kaç modelll bu, ismi neeee?
 






Doktor Kontrolu sonrası

18 Nisan 2009 Cumartesi
























Doktor kontrolu çok zorladı bu kez bizi.
Kontrolde bile ağlayan Dodim, iş aşıya gelinceee tahmin edildiği üzere krize girdi.
Sonra da doktorla konuşurken bile sürekli yüzümü elleriyle kendine çevirdi ve
"bana bakkk bana, bakma şu kötü adama :D" der gibiiydi :D

Çok kilo almış, ben tam olarak neler yediğini içerik ve saatleri ile birikte tüm program ve menüyü yazdım verdim doktorumuza, acaba bir terslik mi var diye...Doktor çerçeveletip asacağım bunu valaa gönlünüzü almak için söylemiyorum dedi. Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim..
Boyu da uzun olduğundan kilosu için endişeye şimdilik gerek yokmuş...
13,5 kilo boyu da 82 cm olmuş
Diğer gelişimi de değerlendirdik güzel yolunda herşey neyse ki...

Yetmedi bir de kan verme işi çıktıı...orda da kıyamet koptuuuu, iyice yorulduğu için sanırım uzun zaman sonra ilk kez dışarda uyudu Dodicim...

Sırada benim bel ağrılaırm için çekilen mr sonucu değerlendirmesi için hastane vardı offf sıkıldıkkk dr drrr ne buuuu...dodi uyudu neyse ki arabadaa
Maalesef iki fıtığım varmış biri belin kemer çizgisi hemen üst kısmında biri de altbölgesinde ve iki de daralma onlardan da bir boyunda biri belde
Muayene de etti doktor tekrar ağrım çok
Yaşıma göre ileri buldu seviyeyi
Fizik tedavi programı yaptık hemen, pazartesi başlayacağım.
Hastane uzak ve haftada en az 3 gün oraya gideceğim. Spor yasaklandı bu süre
1 ay kadar, zaten plates ve aletlerde çalışırken ağrılaırm iyice artmıştı.
fizik tedavi sonrası dr kontrollu spor yapacağım bazı hareketler tamamen yasak
üzüntüm büyük aslında
ama tedavimden umutluyummm, umutlu olmak zorundayım :)

Sonrası güzeldi ama...
Önümüzdeki hafta artık dodii bir yaşında olacakk ve planladığımız partisi için yer kararlaştırmamız gerekliydi.
Forum Bornova da havanın da güzelliği sayesinde harika vakit geçirdik hep birlikte

Dodişin doğum günü yerini ayarladık,
işler yolunda gitti herşey isteidiğimiz gibi kabul edildi
Bu Dodiş çok şanslı
Umarım kutlama günü de güzel geçer :D ...

İşte Dodişle hafta sonuu karelerii ....

Gelişmeler :D

4 Şubat 2009 Çarşamba

04.02.2009
Çocuklar şaşırtıcı derecede çabuk büyüdükleri kadar hergün marifetlerine yenileri eklemekte de bir o kadar hızlılar.
Bir hafta oncenin asla beklenmeyeni, yürümen olabilirdi mesela...
Yürümek dediysem bebek adımlarını hayal edin lütfen.

Bugün mükemmel sıralamaya başladın
Kurduğum kapalı sistemde :P vızır vızır geziyorsun.
Kapalı sistem kurma uzmanı oldum. Herşekilde ben senden bir hafta one geçiyorum, sen hemen bir yolunu bulup biryerinden tehlikeli sularda yüzmeye çıkıyorsun :)
Tüm mühendislik zekamı tükettim bu uğurda, lakin yenilmedim.

Kaçtığında yakaladığın perdelerde ce ee oynuyorsun benimle
Şımarık surat, gel de yorul gel de kız :)

Ben tüm bunlardan çok, inanılmaz espri anlayışına hayranım ama yine de...
Kesinlikle bir espri anlayışın varrr :D
Ne zaman birşeyi yanlış ya da komik birşekilde söylesek yapsak sen hemenn kahkahayaa hazırsın :D
Daha çok miniksin neyini nesini anlıyorsun bilmiyorum.
Ama aferin gülmeye hazır biri olmak satın alamayacağın kadar pahalı birşeydir.